DOST'tan Dosta
DOST´tan Dosta (yeni):
DOST´tan Dosta (seçmeler)
ResulAllah Muhammed (s.a.v)
      


                                                * * *

***

Deccaliyet dediğimiz; Deccal kişiler dediğimiz şey, seni yüksek frekanslı bakış
açısından kopartıp, düşük frekanslı yaşamı benimsemendir. Düşük
frekanslı yaşamı sana güzel, değerli, üstün gösterten özellik Deccaliyet
denen şeyin ta kendisi. Sana kendini beden kabul ettiren her şey, senin
için deccaldir. Deccalin hitabıdır. (A.H)

(tarihi belirsiz)

***

İsmi beyin olan....?

?.05.2010

***

Önceliklerin arasında kaçıncı sırada kendini tanıma ilmi?                                         Evin, işin, aşın, çocuklarından
sonra başka neler var önceliğinde önde gelen?

?.Nisan.2010

***

"Mecazdan dünyaNdaki vehmin hayaline ulaşırsın sadece!"

Mart.2010 (yeni söz)

***

"Her an beyne yönelip ne istiyorsan iste! Sendeki esma mertebesidir o halogramik esasa göre! Göklerin ötesindeki tanrıyla değil beyninin derinliklerindeki, hakikatındaki esma mertebesiyle muhatapsın!"

19.02.2010

***

"FARKINDA MISIN                                                                                                           Beyninin içindeki çok boyutlu hologramik dünyanda-kozanda yaşamakta olduğunun?"

05.02.2010

***

"Riyazat, mental hayvana mertebe kazandırmak
için yapılırsa, açlıktan başka kârı olmaz!


Hayvanın aklı fikri,riyazatı bitirip, yiyemediklerine saldırmakta olur!

Riyazat, "İNSAN"ın hissedilip yaşanması içindir ki; hedefine ulaşmasının işaret ve alameti, hayvanın lezzetlerinden kopmasındadır!

Riyazat sonrası, hala hayvani istek ve arzular
yaşama yön verirse; çok yazık!"

31.07.2009 (yeni)

***

"OKU" hükmü "İNSAN"a gelmiştir, "mental hayvan" olmadığını hatırlatmak için!.

07.07.2009

***

"İman ve riya; aynı kişide bir araya gelmez!."

29.06.2009

***

"Hakikat" sûretsizdir!                                                                                                      Sûret, "hakikat"in değil, sizin algı biçiminizin bir ürünüdür!“

12.06.2009

***

"Farkı farketmeyene farkı farkettirmek için çabalamayınız;
farkınızı fark etmezler, tartışmaya girerler;
onlarla farksız olursunuz!"

08.02.2009

***

"İnsanlar, 1966 da kaleme aldığım "Tecelliyât" isimli kitapçığımda bu güne kadar yazdıklarımın "öz"ünü bulduklarını söylüyorlar. Oysa, aynı yılda kaleme aldığım "DOSTTAN DOSTA"da, "Tecelliyât"takinin birkaç misli sırlara işaret etmişimdir ki,onu bunca bilgiden sonra şimdi dikkatli "OKU"yanlar belki değerlendirebilirler."

20.01.2009

***

"Hac davetine icabet ederek Beytullahta hane Sahibiyle müşerref olanların Bayramı mubarek ola...
Arafat'ta geçmiş günahlarından arınmış olanların Bayramı da mubarek ola...
Benliğini kurban edebilenlerin de bayramı mubarek ola...
Paylaştığımız, Bayram edenlerin bayramı da hepimize mubarek ola..."

07.12.2008

***

"Allah'ın senın üzerindeki tasarrufu;
beyninin çalışma sisteminin ta kendisidir!..."

20.11.2008

***

"Rahman ehli rahmanın sevdiklerini sever,
Şeytan ehli de şeytanın sevdiklerini sever!."

17.11.2008

***

"Tanrıyı dışarda yukarda düşünenler,
ruhun da bedene dışarıdan yukardaki tanrının yanından geldiğini düşündüler!Allah´ı bilenler ise, ruhun beynin özü ve hakikatı olan Hak´tan geldiğini müşahede ettiler!.."

Kaynak: „Din´in temel gerçekleri“ kitabından.

***

"Parmak, beynin androidi midir ?..."

Kaynak: „İnsan ve Sırları -2-“ kitabından.

***

"İsim, yalnızca işarettir!... İsim, "var"a işaret eden "yok"tur!..."

Kaynak: „Okyanus Ötesinden -1-“ kitabından.

***

"ŞİRK" birim adı altındakinden gâfil olmaktır, birim görmekdir...                          Herşey VAHDET oyunundan ibarettir. Bir yönden seveni, bir yönden sevileni oynar...

Kaynak: „Okyanus Ötesinden -2-“ kitabından.

***

Sistemi OKUmadığınız sürece, şuurunuzda şöyle veya böyle bir tanrı kavramı vardır, demektir!...

Tanrı kavramının gerçekten kalkmış olması için... Şuur boyutunda, karşındakiyle, yaşam ve içindekilerle, evrenle bütünleşmiş olup; her an her yerde, kendindekinin Tek ve mutlak fâil olduğunu müşahede etmen gerekir!... Bunu da yapamadığın sürece; ŞİRKTESİN!...

Karşındaki birimi, parmağın, ya da dudağın, ya da kulağın, gözün gibi göremediğin sürece ŞİRKTESİN!... Hanif değilsin!...

Madem ki algıladığımız kadarıyla evren gerçek boyutu itibariyle TEK'tir...

Senin, "benim şuurum" dediğin şey de, evrensel şuurdan başka bir şey değildir!...

Bu da demektir ki, karşında cereyan eden olayda, beğenmediğin fiilin kökeninde, sen yatıyorsun ama birimsellliğinle değil!..

Kaynak: „Okyanus Ötesinden -2-“ kitabından.

***

"Ramazan bereketini yaşamamızın bayramında tüm dostlara son nefese kadar imanlı yaşam ve sağlık, huzur, afiyet niyaz ederim."

30.09.2008

***

"Güneş aynı güneş hep!...
Doğan batan dünyalılar!
Sanırlar ki güneş doğup batıyor!
Nice ibretler vardır bu misalde akıl sahipleri için!
"

23.09.2008

***

“Varlığın hakikatinin Allah olduğunu bilirsen,
Birimin, Allah´ın dilediği surette El Esmâ´sıyla açığa çıkması
ve dilediğini yapması olduğunu fark edersin.”

26.08.2008

***

"Aldığın her nefes dünün yarına dönüşüdür
Ve bu sonsuza dek devam eder...
Mârifet; dünü yarına döndürürken, dünü yarına taşımamaktır..."

(tarihsiz)

***

"Toprak mezarını sırtında taşıyanlar, geçmiştir dünyadan ve içindekilerden.
Zîrâ “fefirru ilallah” onlarda zuhur etmiş,firar etmişlerdir Allah’a!
Allah ef’âlini seyreder onlar, acaba bir gül daha açacak mı bahçede diye.
Umutla. Sevgiyle. Bu da beklenti sanılır başkalarınca.
Gönül ne mey ister, ne meyhâne; gönül yâr ile dostluk ister, mey bahâne.
Dedikleri gibi, hemhâl olacak bir yâr ararlar cihanda.."

Kaynak: Üstad Ahmed Hulusi, Sistemin Seslenişi kitabı , “Kurban Kes” bölümü.

***

"ALLAHu Ekber diyemiyenin ALLAHa imanı sınırlıdır!"

(tarihsiz)

***

"Ya ALLAH de ve varlık suretlerinden söz etme;
ya da varlık suretlerinden söz et; ALLAH kelime ve kavramını düşünme.
İkisinin bir arada düşünülmesi halinin adı ŞİRK'tir!."

(tarihsiz)

***

"Zat için ben kelimesi kullanılmaz."

(tarihsiz)

***

"Allah adıyla bilineni bilmek ayrıdır yaşamak ayrıdır....
Bilenler bühl´tür yaşayanlar veli."

09.08.2008

***

"Tasavvuf ; Dedi-kodu değil Keşif ve Müşahededir.                                            Tasavvuf dedi-kodusu bir şekilde, kendini tatmin ve aldatmadan öteye geçmez."

06.07.2008                        

***

"Değer yargılarımız", Allah indindeki değerler'i fark etmekle başlar!

01.07.2008

***

"Kişinin asâlet ve zerafeti uslûbunda zahirdir!"

19.06.2008  

***

"Nasibi olmayanın, bahanesi çok olur!"

03.06.2008  

***

"Lâ" nın manası ancak "Allah'ın âlemlerdeki tasarrufu âlem sûretleriyledir" başkaca değil, uyarısı anlaşıldıktan sonra fark edilir ve nasipte varsa yaşanır!.         Sır "LÂ ilahe" nin anlaşılmasında, ve "illallah"ın açılımı olan" "alemlerdeki tasarruf" konusundadır. Bu çok iyi anlaşılmalıdır. Çokları anladım sanarak bunu hiç idrak etmeden kendini "vahdet ehli" diye avutarak geçer gider!

27.05.2008

***

ÂKİL, duyduğunda HİKMET arayan; APTAL duyduğunda kusur arayandır.

06.05.2008

***

Lâ ilâhe´nin hakikatı olan Lâ gayrullah´ın ancak mardiyye de                              hayat bulduğunu duymuş muydunuz?..

06.03.2008

***

Hakkın, hakkını verdiğin kadarıdır.
Aldığın, hakkını verdiğin kadarın sonucudur!
Sorgula kendini!

01.02.2008

***

“Rabb rabbülalemindir!´B´ işarettir.´B´ rab olmaz!” 

09.10.2007

***

Veliler uruç yapar. Rasuller zatlarında bulduklarıyla tenezzül eder!

11.08.2007

***

"Sistem", kimsenin dünya hayatı içinde kolay kolay yaptığı yanlışların
cezasını çektiğini anlamaması üzerine kurulmuştur!.

(tarihsiz)

***

"İnsanlara ilmine saygı duymadıkları kişilerden bilgi yollamayınız.
O bilgiler gerçek bile olsa insanlar kişilik perdesi yüzünden o ilmi reddedip        mahrum kalırlar. Bırakın ilmine saygı duydukları kişiden ulaşsın o ilim."

14.03.2007

***

"Geçmişteki her zahir olan mana, (bize GÖRE) zaman içinde, değişik suretlerle, bir şekilde açığa çıkar; insanlar da, suretlere farklı isim vererek, müsemmanın ayrı olduğunu sanır!"

10.01.2007

***

"Mecazdan hakikatı bulmaya çalışan çölde yolunu kaybeder;
hakikatı gören mecazları deşifre eder!."

28.12.2006

***

"Farkı farkedemeyenler,
farkedememenin sonuçlarını ebeden yaşayacaklardır sünnetullah sonucu!.
Tanrı yokturun anlamını düşünemiyen ve idrak edemiyenin "illa ALLAH" demesi asla gerçekleşmeyecektir!."

29.09.2006

***

"İsmi ´ALLAH´ olanı idrak etmeye çalışmayın;                                          ´ALLAH´ ismi ile neye işaret edilmiş olabileceğini fark etmeye ve idrak etmeye, hissetmeye çalışın."

15.07.2006

***

Katilin afvı vardır nankörün afvı yoktur !

15.05.2006

***

Püf noktası:

Kim (mehdi, isa vs.)gelirse gelsin veya gelmesin, Rasulullahın bildirdiği sistemi değerlendirir ona göre yaşarsan kurtulmuşlardan olursun.                                      Aksi halde kim gelse sana yararı yok!. Sünnetullah böyle diyor!

01.05.2006

***

Beyin ruhu üretir. Ruhu şekillendirir!. İnsanın sonsuzluk bedeni olan ruhu beyin tarafından imal edilir bu yüzden dünyada varolduk. RUHUNU nasıl forme edersen bedenden ayrılmanın adı olan ölüm ile ruh yaşamına geçer sonsuz yaşamına devam edersin..

17.04.2006

***

Ölüm, her yaşam sonunda kişiye gelen fetihtir.

12.04.2006

***

"FETH kişinin ruh bedenle yaşam anına geçişinin adıdır. O andan sonra geleceğe dönük konulara imanın yararı olmaz çünkü beyin yitirilmiştir artık."

12.04.2006

***

"ALLAH kolaylaştırsın yaygınlaştırsın. Bu ilim insanları cehennemlerinden çıkartıp cenneti yaşattıracak tek ilimdir. Allah nankörlerden olmaktan korusun bizleri."

31.03.2006

***

                      "Hikmet, Kudretin,
  vesileyle örtülerek açığa çıkarılması işlevidir !"

  09.03.2006

***

Herkes dilediği iftirayı atacak. Biz yalnızca gerekiyorsa doğruyu söyleyip Müfterilere muhatap olmayacağız. Herkes yaratılış amacının gereğini yaparak kulluğunu eda ediyor!

26.02.2006

***

İlmin hazmı huzuru;  duygularla yaşamak ise cehennemi getirir!.

25.02.2006

***

Yaşam merdivene tırmanmaktır. Basamak basamak!.                                            Son basamagından veda eder ayrılırsın dünyadan!...
Bazısı merdiven iner yaşamı boyunca bir yere, bazısı merdiven çıkar!.

15.02.2006

***

Ahmed Hulusi'nin takipçisi yoktur.
O’nu “oku”yanlar sadece Allah kulu ve Hz. Muhammed'in takipçisi olurlar!           Araya ikinci bir isim eklemezler! 

12.02.2006

***

"HERKESİN kendi bağımsız ruhu vardır kişiliğinin devam ettiği...                              Bu ebeden herkes için böyledir."

22.01.2006

***

"Hac ile arınanların Bayramını paylaşımımız daim olsun.
Bilvesile saglık afiyet ve huzur dilerim hepinize."

10.01.2006

***

"Edep" Hakkın "zahir olduğu surete göre" hakkını vermektir...
Adam seni gerçeği örtmeye doğru davet ediyorsa, onun hakkını vermek, ona sırtını dönüp gitmektir...

Istanbul Sohbetinden, 2005

***

Yani güzel bi tarikat anlayışı içinde, ben size her şeyin yerli yerinde olduğunu, her şeyin bir hikmetle meydana geldiğini, her oluşun güzel bir hikmet eseri olduğunu anlatabilirim. Ama ben bunu anlatmak istemiyorum.. Her tekkede her şeyh bunu anlatıyor zaten..

Ben size diyorum ki; Varlığı değer yargısız olarak seyredin.. Ve her birimde dilediği özelliği açığa çıkarmakta olduğunu ve bu açığa çıkarttığı özelliklerle de asla kayıtlanıp sınırlanamayacağını, etiketlenemeyeceğini müşahade ederek yaşayın..

2005, Istanbul

***

Takdire şükrederim!

14.12.2005

***

Kişi benlikten arınmadıkça, ben kavramını yitirmedikçe, baş olmak başta olmak hissini yitirmedikçe, tasavvufu dedikodudan ibarettir!

22.11.2005

***

"Insan var  esfeli safilindir, insan var alayi illiyindir.
Sen hangisindesin?"

05.08.2005

***

Esfeli safilin bilincin kendini beden olarak kabul edip buna göre yaşaması; Alayı illiyin, Bilincin hakikatini tanıyarak, esmanın meleki kuvveleriyle yaşamasıdır.

05.08.2005

***

Hesap görücü olarak nefsin yeter!                                                               Yaptığının sonucuna göre açılım veya perdelenme içinden otomatik gelecektir. Perdeliler düşünmelidir, neyi yanlış yapıyorum da bu perde kalkmıyor; diye.

2005

***

"Benliksiz ilim alındaki pırlantadır.
Benlikli ilim sırttaki kayadır."

2005

***

"Saflaşmak bilmekle değil, sistemi idrak etmekle başlar !"

2005

***

"Neyimi değil, ne olacağini düsün!
Hepimizin kalbi Allah´ın iki parmağı arasındadır!"

2005

***

Dünya ve ahiret saadetini istiyorsak “ALLAH” adıyla işaret edilenin son “Nebi”sine ; “Hakikatimiz” olan “ALLAH” adıyla işaret edilene ermek istiyorsak “Allah Resulüne” tabi olmaktan başka şansımız ve çaremiz yoktur!
“ALLAH” bu gerçeği farkettirsin, idrak ettirsin, gereğini kolaylaştırsın ve hazmını versin.

2005

***

Bilinç kendindekilerle farkındalığında olmaktır.                                                Şuur da ise o şeyin idrak ve değerlendirmesi vardır.

18.06.2005

***

"Sürekli, her gün kendini yenilemeden,                                                            dünle bugünü yaşamaya çalışanlar dünden öteye geçemezler!.
Her gün kendini yenilemedikçe yarına hazırlanamaz ve yarını yaşayamazsınız!."

17.06.2005

***

"Kozanı bir an önce delip evrensel olmaya bak… yoksa sürüler halinde kozaları içinde kaynar kazana atılıyor kozalılar."

08.06.2005

***

“Kozadan çıkmaya başlayan” ifadesi yanlış..
“Kozasını delmeye başlayan” doğrusudur.
Kozadan ya çıkılmıştır, ya da çıkılmamıştır!

08.06.2005

***

Demiş:
-Baba himmet!

Demiş:
-Evlat GAYRET !.

07.06.2005

***

"Çok düşün az konuş...
Siz bazı şeyleri önemsiz görürsünüz fakat onlar “Allah indinde Âzim” dir ayetini hiç aklından çıkarma!
Edep, haddini bilmektir!.
Kitap okumakla veli olunsa kütüphaneler evliya olurdu..."

04.06.2005

***

"Sorumlulukların sahiplendiklerin kadardır!"

28.05.2005

***

"Tasavvufta en önemli konu, seyri afaki gerçekleri ile seyri enfüsi gerçekleri yerli yerince değerlendirip, birinin diğerinin perdelenmesinden korunmaktır !
Kimi seyri enfüsi gerçekleri dolayısıyla seyri afaktan perdelenir,
Kimisi de seyri afaki dolayısıyla seyri enfüsi gerçeklerden perdelenir.
Sonuçta hangisi olursa olsun, perdeliliktir, kamil perdesiz olandir!"

15.05.2005

***

“Sünnetullah” kelimesinin kapsamı ve işareti ile Zati hakikatini "OKU"mayı birleştiremeyenler şirkten arınıp tevhide ulaşamazlar..”
12.05.2005

***

"Kuranı arapça okumak var, Allah’ça “OKU”mak var. “OKU”yanlardan mısınız ve hangisindensiniz?"

01.05.2005

***

"Kişi safiyet ve samimiyetini bozmadığı sürece Allah´ın yardım eli ondan uzaklaşmaz! Bu kesin hükümdür !"

2005

***

"Sevgi araçtir amaç sevdiginin hâliyle hallenerek sonuçlarını yaşamaktır!"

29.04.2005

***

"Dualar gece hatırına değil, kişinin kurbu hatırına kabul olur!"

2005

***

"Kişi ister iyiniyet ister kötü niyetle olsun başkalarının maddiyatına veya maneviyatına zarar vermişse onlara verdiği zararı telafi etmedikçe tevbesi geçerli olmaz. Hayalindeki tanrıya tevbe etmek boş iştir. Zararın telafisi tevbede esastır.               Hatasını anlayanın tevbesi verdiği zararı telafi etmesinden geçer.                           Aksi halde o vebal ile ahirete gider."

2005

***

Sistem adı altında yaşanmakta olan boyut, ve içinde olup biten herşey yanlızca “açığa çıkışına Göre” hakkı verilmesi gereken bir sonsuz yaşamdan ibarettir. Ve bu yaşamda beşeri değer yargılarıyla şartlanmaların getirdiği duygulara yer yoktur! 

2005

***

"Arkadaşlara bende açığa cıkmayıp onda açığa çıkan ne var acaba, ondakinden nasıl yararlanabilirim diye yaklaş.
Sende olmayanı inkar yerine ! Herkes başkasında olup kendinde bulunmayanı inkar eder.Ben şeytandan ne öğrenebilirim diye onu incelemeye almıştım. Çünkü o da bir hikmetle yaratılmıştır. Bana yararlı olanı alır, gerisini kendisine bırakırım."

2005

***

"Dündekilere dünü anlatmak için gelmedim...
Bugünkülere dünü anlatmak için de gelmedim!.
Ben bugünde  yaşayanları yarına taşımak için gayret sarfediyorum."

2005

***

Dünyanın "ruhu" var, güneşin "ruhu" var, galaksinin "ruhu" var..  Onların ruhu hayvansal ruhtur! Dönüşünce „yok“ olur!

2004

***

Hayvani ruh=ölümötesi yok
İnsani ruh= ölümötesi var (insansı dahil)
Sultani ruh= said= mutlu= cennete geçecek

2004

***

"Hayvani ruh denen şey beynin ve bedenin biyoelektriğidir.
O, doğada diğer dalgalara dönüşür."

2003

***

„B“ her birime aittir !

2002

***





 
   
   
   
Top